Kişilik ölçeklerinin danışanı tanıma dışında klinik uygulamaya yararları nelerdir?
KİDİ değişme odaklı bir kişilik ölçeğidir. Bunun amacı klinik pratiğe katkı sağlamasıdır. Kişilik ölçekleri yalnızca "kişiyi tanımak" için kullanılmaz; doğru kullanıldığında klinik karar verme sürecini güçlendiren önemli araçlardır.
Bazı danışanlar kendilerini anlatmakta zorlanırlar. Ölçek sonuçları, terapistin danışanın deneyimlerini daha hızlı anlamasına ve danışanın da kendini anlaşılmış hissetmesine yardımcı olabilir.
Kişilik değerlendirmesi; belirtilerin arkasındaki kişilik örüntülerini görünür hale getirir. Örneğin aynı depresyon tanısına sahip iki kişiden biri bağımlı kişilik özellikleri, diğeri narsisistik özellikler gösterebilir. Bu durumda tedavi planı oldukça farklılaşacaktır.
Bu tür ölçekler; kişinin hangi alanlarda daha fazla zorlandığını ortaya koyabilir. Bunlar arasında dürtüsellik, duyarlılık, mükemmeliyetçilik, duygu düzenleme zorluğu gibi özellikler doğrudan terapi hedeflerine dönüşebilir.
Bazı kişilik özellikleri tedaviye katılımı etkileyebilir. Örneğin; yüksek dürtüsellik tedaviye uyumu, yüksek kuşkuculuk terapiste güvenmekte zorlanmaya, yüksek kaçınma ödevleri yapmamaya, yüksek narsisistik özellikler ise geri bildirime direnç göstermeye neden olabilir. Kişilik ölçekleri ile bu gibi durumlar önceden fark edilebilir.
Ölçek sonuçları hangi yaklaşımın daha uygun olabileceği konusunda ipucu verebilir. Örneğin; yoğun duygu düzenleme sorunları için DBT, belirgin şematik örüntüler Şema Terapi, dürtü kontrol güçlüğü ise beceri temelli müdahaleleri ön plana çıkarabilir.
Özetle kişilik ölçeklerinin en önemli katkısı yalnızca "kişinin nasıl biri olduğunu göstermek" değildir. İyi bir kişilik değerlendirmesi, tanı koymaktan çok vaka formülasyonu ve tedavi planlaması açısından değerlidir.