Görüşmelerde ruhsal sorunları atlamamak için ne yapılabilir?
Danışan ile yapılan görüşmelerde sık olarak “ben bunu sormamıştım ve o da bundan hiç bahsetmemişti!” dediğimiz anlar olmuştur. İlk görüşmede, danışanı tanımaya çalışmanın ve bir yol haritası çizmenin verdiği heyecan ile her alanı soruşturamayız.
Öte yandan, danışan görüşmede kendisi için önemli veya duygusal yükü olan alanlara önceliği verir. Doğal olarak terapist, danışanın önemli olarak aktardığı bu alanlara konsantre olur. Ancak tüm bunlara neden olabilen bazı etkenleri atlayabilir, sormayabiliriz?
İşte bu nedenlerle tarama ölçekleri yararlı olmaktadır. Ancak görüşme sırasında bir ölçek doldurtmanın zorlunu da biliriz. O nedenle danışanın evde geniş zamanda doldurabileceği ve terapistin de görüşme öncesi rahatça sonuçlarını okuyabileceği tarama araçlarına ihtiyaç vardır.
Doldurulan formların, kâğıt kalem hesaplaması da büyük zorluklar yaratır. Bu nedenle dijital çağda bizim adımıza hesaplamaları yapan araçlara gereksinim duyuyoruz.
Geliştirilen tarama ölçeklerinin büyük çoğunluğu araştırma amaçlı geliştirildiği için, klinik pratikte çok yararlı olmamaktadır. Klinik süreci aydınlatacak araçlar daha pratik olmaktadır.
RİTA bu amaçlarla geliştirilmiş; kapsamlı, kompüterize, kolay uygulanabilen, kolay değerlendirilebilen bir araçtır.
İşlevselliği değerlendirmek neden önemli?
Ruhsal sorunlarda yalnızca belirtilerin varlığına bakmak yeterli değildir; bu belirtilerin kişinin yaşamını ne ölçüde etkilediğini de değerlendirmek gerekir. Çünkü aynı tanıyı taşıyan iki kişi çok farklı düzeylerde işlevsellik gösterebilir. Örneğin iki kişide de yoğun kaygı olabilir; biri işine gidebilir, ilişkilerini sürdürebilirken diğeri evden çıkmakta zorlanabilir. Bu nedenle klinik açıdan asıl önemli sorulardan biri, "Bu sorun kişinin hayatını ne kadar etkiliyor?" sorusudur.
İşlevselliğin değerlendirilmesi, müdahale gereksiniminin ve tedavinin yoğunluğunun belirlenmesine yardımcı olur. Belirtiler hafif görünse bile kişinin çalışma yaşamı, akademik performansı, aile ilişkileri, öz bakım becerileri veya sosyal yaşamı ciddi şekilde etkileniyorsa daha kapsamlı bir destek gerekebilir. Tersine, belirti düzeyi yüksek görünmesine rağmen kişi yaşamını büyük ölçüde sürdürebiliyorsa farklı bir müdahale planı uygun olabilir.
İşlevsellik değerlendirmesi aynı zamanda tedavi sürecinin başarısını izlemek için de önemlidir. Bir kişinin depresyon puanı düşmüş olabilir; ancak hâlâ işe dönemiyor, arkadaşlarıyla görüşemiyor veya günlük sorumluluklarını yerine getiremiyorsa iyileşme tamamlanmış sayılmaz. Bu nedenle modern ruh sağlığı yaklaşımı yalnızca semptomların azalmasına değil, kişinin yaşam kalitesinin ve günlük işlevselliğinin artmasına da odaklanır.
Ruhsal sorunların etkisi, yalnızca kişinin ne hissettiğiyle değil; bu duyguların onun yaşamını, ilişkilerini, üretkenliğini ve günlük sorumluluklarını ne ölçüde etkilediğiyle anlaşılır. Bu nedenle işlevselliğin değerlendirilmesi, tanı, tedavi planlama ve tedavi sonuçlarını izleme açısından temel bir öneme sahiptir.
İşlevselliğin ve iyi oluşun değerlendirilmesi için geliştirilen MOİ uygulaması, yukarıda sayılan tüm yararları elde etmenize yardımcı olur.